İç Güzelliğinizi Geliştirmek

27.12.2021 | Özge Soysal
gembaakademi.com

 

İç Güzelliğinizi Geliştirmek

İç Güzelliği

Nedir iç güzellik? içimizdeki büyümeyen çocuğun adıdır bana göre iç güzellik; saflık, şefkat, iyi niyet, sevgi… Ve iç güzelliğimizi geliştirmek için de önce bir iç yolculuk yapmamız gerekir.

İnsanı bütün varoluşu bir yolculuk, her birimiz kendi güzergahımızda çeşitli aşamalardan, sınavlardan geçiyoruz, engeller atlıyoruz ama nihayetinde bütün telaşımız kendi cennetimize dönmek üzere.

Bu yolculuk hem çok meşakkatli hem de geldiği yere varıyor sonunda. Menzil uzak ama bir bakmışsın başladığın yerdesin. Bu dairesel yolculuk varlığımızın anlamını idrak etmek için.

Dönüşmek için dönüyoruz. Kimi hamdım piştim der, kimi insan-ı kamil der, bilgeleşmek, kozmosla bütünleşmek ya da nirvanaya ermek, nasıl isimlendirdiğinizin önemi yok. Aslolan o yolda sapmadan yürüyebilmektir.

Peki ya neden yürüdüğümüzü biliyor muyuz?

Paulo Coelho’nun ( 2019 ) Mevlana’nın ünlü “Mesnevi” sinde yer alan bir öyküden yola çıkarak yazdığı romanı “Simyacı” böyle bir soruya cevap olarak yolculuğu en iyi anlamlandıran eserlerden biri sayılabilir.

İspanya’dan kalkıp Mısır piramitlerinin eteklerinde hazinesini aramaya giden Endülüslü çoban Santiago’nun masalsı yaşamının felsefi öyküsünü anlatan “Simyacı” okuyucu için bir nevi kılavuz özelliği de taşır. Düş metaforu ile başlayan ve hazine arayışıyla simgeleştirilen bu yolculuk süreci genç çobanın yaşamını değiştiren ve dönüştüren sembol ve mesajlar doğrultusunda devam eder. Asıl hazinenin kişinin içinde ya da yanı başında olduğu mesajının verildiği hikayede Simyacının çobana dediği gibi,

“Yolculuk bir öğrenme yöntemidir, bilmemiz gerekenler bize öğretilir.

Simyacılar der ki, “dünyanın derinliklerini ziyaret et; gizli taşı bulacaksın!” O taş felsefe taşıdır, insanın kendine giden zahmetli yolculuk bu taşın kendisidir.

Simyacılar toprağı dişil görürler ve maden yatakları da o dişinin rahmi olarak sembolize edilir. Toprağın rahminde yatan maden tıpkı bir embriyo gibi büyür, gelişir, olgunlaşır. Maden toprağın bağrında uzun bir yolculuk yapar, büyüyüp olgunlaşmayı bekler. Altının değeri de toprağın altında çok uzun süre kalmasından gelir.

Altın cevherleri çile çekerler, olgunlaşırlar ve varlığın başka bir boyutuna dönüşürler.

Felsefe taşı hem her yerde hem de hiçbir yerdedir, aramakla bulunmaz, ancak onu bulanlar yine de arayanlar olmuşlardır.

İç güzelliğiniz için çıkacağınız yolculukta naçizane bazı önerilerim var.

Öncelikle yaşam öykünüzü yaratın. Çocukluğunuzdan başlayarak düşünün; aklınıza unutmadığınız hangi yaşanmışlıklar geliyor? Bu anılara ilişkin duygularınızı hatırlayın. Rahatsız edici anıların geri gelmesine neden olan olaylar üzerinde düşünün; ne olmuştu ve siz olanları nasıl yorumlamıştınız?

Kendinizde eksik olduğunu düşündüğünüz özellikler nelerdi ve siz bunları nasıl kapatmaya çalışmıştınız? Yaşama ve çevrenize uyum sağlayabilmek için hangi kişilik özelliklerini ve davranışları benimsemiştiniz? Bu özellik ve davranışlar sizin kimliğinize ve oluşturduğunuz gerçeğe ne ölçüde katkıda bulunuyor? Bir insan olarak kendinizi bütünüyle ifade etmenize engel olan ne gibi davranış kalıplarını kabullenmek zorunda kaldınız?

Kendinizi tanımak ve bağımlılıklarınızla yüzleşmek için çaba gösterin.

Yeni tanıştığınız bir insana kim olduğunuzla ilgili neler anlatırsınız? Yaşamda ne gibi rolleriniz var? Bu rollerinizin kimliğinizin oluşmasındaki payı ne kadar? Sahici olmayan, gerçek kimliğinizde yer almayan davranış ve hareketlerinizin bir listesini yapın; bunları güvenilir bir arkadaşınızla paylaşın ve kendisinden görüşlerini açık ve dürüstçe dile getirmesini isteyin. En çok hangi bağımlılıklarınızın esirisiniz?

Bu bağımlılıklarınızı yaşamak için ne kadar zaman ve enerji harcıyorsunuz? Yaşam öykünüzdeki hangi olaylar bu bağımlılıkları geliştirmenize ve onlardan kurtulmamanıza neden oldu? Başka insanlarla yaşadığınız hangi sorunların temizlenmesi gerekiyor? Bağımlılıklarınızdan kurtulmayı başarabilseniz karşınıza ne gibi fırsatlar çıkabilir? Başka insanlarla daha iyi ilişkiler kurmak için neler yapabilirsiniz?

 

Manevi dünyanızla ilişki kurun. En büyük gücün ve gerçeğin kaynağı olarak neyi görüyorsunuz? Bu gerçekle bağınız var mı? Varsa nasıl? Dünyayı acımasız, her koyunun kendi bacağından asıldığı, her an tetikte olmanız gereken bir yer olarak mı görüyorsunuz; yoksa insanların birbirini sevdiği ve kolladığı bir yer olarak mı? Dünyanın nasıl bir yer olduğuna, yaşamda hangi kuralların geçerli olduğuna ilişkin inançlarınız üzerinde düşünün. Siz bu yaşam oyununu nasıl oynuyorsunuz? Tanrı hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizin Tanrı imajınız nasıl oluştu? Yaşamınızı nasıl yaşadığınızı nasıl etkiliyor? Daha bilinçli bir insan olma yolundaki evriminizin sorumluluğunu üstleniyor musunuz? Üstleniyorsanız bunu nasıl yapıyorsunuz?

Yaşamdaki duruşunuzu keşfedin ve ona sahip çıkın. Yaşamdaki taahhütleriniz nelerdir? Yaşamdan en çok ne istiyorsunuz? Kendi alanınızın içindeyken nasılsınız?

Rollerinize sahip çıkıyor; gerektiği gibi yerine getirmek için çaba gösteriyor musunuz? İşinizde yaşam duruşunuza sahip çıkmanız sizin için risk taşıyor mu? Taşıyorsa ne kadar? Bağımlılıklarınız yaşam duruşunuzu bulmanızı, ona sahip çıkmanızı nasıl engelliyor?

İnsanın kendi içinde yolculuk yapması kolay bir iş değildir aslında ve bu nedenle bu yolculuğa hiç başlamamak için kolayca çeşitli gerekçeler bulunur. Ne var ki siz yaşamınızın kontrolünü elinize almadıkça sizin istediğiniz gibi yürümeyecektir.

Fazlasında gözünüzün olmadığını ileri sürerek sıradan bir yaşama razı olmak sizin için sorun olmayabilir. “Her şey olabileceği kadar iyi, bundan kötüsü olmasın da” diyerek kendinizi avutabilirsiniz. Ama şunu da hep hatırlayalım ki;

*** “Yalnızca sıradan bir insan her zaman olabileceği en iyi durumdadır.” ***

Yaşamınızı nasıl yaşayacağınız, kendi seçiminize bağlıdır.*