Koronavirüsün Ekonomi Üzerindeki Etkileri

02.06.2020 | Lal Kavcar
gembaakademi.com


 

Koronavirüsün Ekonomi Üzerindeki Etkileri

Pandemi nedir? Geniş bir coğrafi alanda meydana gelen ve nüfusun son derece yüksek bir oranını etkileyen bir hastalık salgınına pandemi denir.COVID-19, birkaç ay içinde dünyayı dolaşmadan ve bir salgın haline gelmeden önce Çin’de bir grip salgını olarak başladı. Bu salgın sırasında dünya küreselden uzaklaştı ve ülkeler içe dönük hale geldi. Bu durumun ülkelerin ekonomisi üzerinde büyük etkileri oldu. Dünya zor bir süreçten geçiyor. Pandemi sürecinde ekonomik hareketler nelerdir? Türkiye bu süreci nasıl yönetiyor?

Covid-19 İle Tukey’de Üretim ve Büyüme

Bir ülkenin yaşam standardı, mal ve hizmet üretme yeteneğine bağlıdır. Bir ülkenin zaman içinde yaşam standardında büyük değişiklikler meydana gelir. Verimlilik, bir çalışanın zamanının her bir saati için üretilen mal ve hizmetlerin miktarını ifade eder. Bir ulusun yaşam standardı, çalışanlarının verimliliği ile belirlenir. Üretim faktörleri fiziksel sermaye, beşeri sermaye, doğal kaynaklar ve teknolojik bilgidir. Bunların hepsine üretim ve büyüme denir. Bu konuyu Türkiye’de koronavirüsten önce ve sonra incelediğimizde: Bu virüsün Türkiye için üretim ve büyüme açısından hem olumlu hem de olumsuz etkileri var. Örneğin, küresel markaların çoğu Çin’de faaliyetlerini kısmen veya tamamen askıya aldı ve Asya pazarlarında daraldı. Sonuç olarak, Türkiye için doğrudan yatırım fırsatları ortaya çıktı. Çin’in toplanması nedeniyle çalışmalarını birçok sektör açısından Türkiye karşıladı. Ayrıca virüsün iş piyasalarında büyük bir daralmaya neden olması için Türkiye hükümeti tarafından alınan önlemler nedeniyle sokağa çıkma yasağı (insanların belirli saatlerde iç mekanda kalmasını gerektiren bir düzenleme.) Nedeniyle işsizlik gibi üretkenlik üzerinde de virüsün olumsuz etkileri var. Türkiye ekonomisi 2019 verilerini karşılaştırdığımızda ve virüs zamanında üretim ve büyüme açısından Türkiye ekonomisi genellikle virüs sürecinde ve insanların yaşam standardında olumsuz etkilenmiştir.Küçük ve orta size işletmeler pandemi sürecinde en olumsuz etkiyi gören grup durumunda .

Pandemi Durumunda İstihdam ve İşsizlik

Virüs sürecinde işsizlik oranları çoğu sektörde geçmişe göre arttı. Ekonomi açısından incelendiğinde bir kişi geçici işten çıkarsa, bir iş arıyorsa veya yeni bir işin başlangıç tarihini bekliyorsa işsizdir. Mevsimlik işlerde çalışan kişilerin koronavirüsün süresi ve koşulları nedeniyle iş fırsatlarını kaybetmeleri ülkenin pandemi sürecinde işssizlik oranını hızlı arttıran bir faktör haline geldi. Örneğin, koronavirüsün yarattığı süreçte, başta turizm sektöründe olmak üzere birçok sektörde çalışanların çoğu dönemsel olarak işlerini kaybetti. Türkiye hükümeti tarafından alınan kararlara göre uçuşlar yurt içinde veya dışında birçok ülkede yasaktır.Bu durum 2020 yılında turizm , mevsimsel işçiler ve uçak firmaları için ciddi problemlere yol açtı. Mevsimsel işsizlik dışında, pandemi sırasında tüm sektörlerde ortaya çıkan bir işsizlik vardır. Bu tür bir işsizlik örneği, kafelerin çalışmıyor oluşu ve yabancı şirketlerin ithalat ve ihracatta yaşadığı sorunlar örnek olarak gösterilebilir. Buna döngüsel işsizlik
deniyor. Döngüsel, genel ekonomik faaliyetteki iniş ve çıkışları ifade eder, döngüsel işsizlik, ekonomik durgunluk veya ekonomik kriz nedeniyle iş
döngüsü yavaşladığında gerçekleşir. Koronavirüsün de bu konuda işsizliği büyük ölçüde etkilediği söylenebilir.

Koronavirüs ve Ticari Bankalar

Türkiye’deki bankalar koronavirüs sürecinde çok fazla aktivite göstermiştir. Bu uygulama çalışmalarına örnekler Türkiye merkez bankasının faiz oranı üzerinden yapılmıştır. Türkiye’nin merkez bankası referans faiz oranını 100 baz puan düşürdü. Bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı% 10.75’ten% 9.75’e düşürüldü. Merkez bankası, bankaların tüm likidite gereksinimlerini karşılamasını sağlıyor. Yabancı para cinsinden zorunlu karşılıklara ilişkin zorunlu karşılık oranları% 5 oranında düşürülmüştür. Alınan para kararlarının miktar teorisine göre, Türkiye hükümeti de banka kredilerinin vadesini uzatmış ve faiz oranları düşürülmüştür. Sonuç olarak, bankalar halka daha hızlı nakit erişimi sağlayabilir hale geldiler.

Pandemi Sırasında Enflasyon ve Deflasyon

Türk hükümeti tarafından alınan önlemlere rağmen Türk lirası, Dolar Pound Euro gibi sert para birimlerine karşı değer kaybetmiştir. Dolar, Türk Lirası karşısında son 18 ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Türk lirası değer kaybettikçe ülke nüfusunda satın alma gücü azaldı. İnsanlar temel malların fiyatlarındaki artış nedeniyle temel ihtiyaçlarını karşılayamıyorlar. Ülkenin gdp grafiğine göre yaşam standartlarının geçen yıla göre% 5 -% 8 oranında azaldığı görülmektedir. Bu durum enflasyona neden olmaktadır.

Tasarruf ve Yatırım

Temel bir makroekonomik muhasebe kimliği, tasarrufun yatırıma eşit olmasıdır. Yatırım, finansal yatırımı değil fiziksel yatırımı ifade eder. Tasarrufun milli gelirden elde edilen yatırıma eşit olması ulusal ürün kimliğine eşittir.Çoğu yatırımcı Koronavirüs sürecindeki mülk yatırımlarını askıya almasına rağmen, yatırımlarını kişisel ihtiyaçlarına ve virüsün nakit ihtiyacı nedeniyle virüsle mücadele eden kuruluşlara yardımcı olmak için kullandılar. Pandemi döneminde ülke dışından yapılan özel tasarruflarla anlaşılabileceği gibi, Türkiye hükümetinin aldığı önlemlerin kamu parasını koruyamamasına rağmen, Türkiye hükümeti sağlık sektörünün en temel ihtiyaçlarına ayrılan bütçeyi iyileştirilmeye ihtiyacı olan vatandaşlar için kullanmıştır. Bu, 2019’a kıyasla ulusal ve kamu tasarruflarında bir azalmaya neden oldu.

Covid-19 Etkisinde Finansal Piyasalar

Finansal piyasalar, tasarruf sahiplerinin doğrudan tahvil piyasası ve borsa gibi borçlulara fon sağlayabileceği kurumlardan yapılır. Hisse senedi, bir firmada kısmi sahiplik iddiasını ve firmanın elde ettiği kâr talebini temsil eder. Virüs ülkemizin sınırları içinde görüldüğünden, bu süreçte halkın ihtiyaç duyduğu sağlık ve gıda sektörünün ihtiyaçlarını karşılayan şirketler bu durumdan daha fazla yararlanmıştır. Borsa kuralı açısından. Tahvil piyasası, borçlunun tahvil sahibine karşı yükümlülüklerini belirten bir borçlanma belgesidir. Türkiye hükümeti pandemi dönemindeki yükümlülükler sırasında piyasada dengeyi korumak için gereken çalışmaların devam etmesini sağlamaktadır.

Sonuç olarak, dünya henüz bu savaştan ekonomik olarak kurtulamamıştır. Bu süreçte, salgının ekonomi üzerindeki etkilerinin çok büyük ve yadsınamaz olduğunu gördük. Salgın süreci ülkemizde bu şekilde yönetiliyor. Türkiye’nin durumu diğer ülkelerle karşılaştırıldığında İtalya kadar kötü olmadığında, ancak ekonomi her bakımdan kötü bir şekilde etkilenmiş ve ülkenin refahında önceki yıllara göre bir düşüş gözlenmiştir. Dünyadaki bütün ülkeler bu süreci en az zarar almayı amaç haline getirerek yönetmeyi hedefliyor.

LAL KAVCAR

REFERANSLAR

Mankiw, N. G. (1998) ‘Principles of Economics’ The Dryden Press, USA. Chapters 25, 26, 27.
COVID 19 effects on Turkey:
https://www.kearney.com/documents/783760/825173/COVID19+and+Effects+on+Turkey_v
1.pdf/0cce22fb-e035-f16a-49f170deeb5cc112?t=1585067844932